5 Ağustos 2010 Perşembe

Şeker

Bize seçim yapmamız için
kırmızı ve mavi hapı uzattıklarında
keşke bende mavi hapı seçseydim.

her gerçeğin,
her zaman doğru olmayacağını
gözlerimle görmeden,
hiç uyanmadan,
bu sahte evrene
gözlerim kapalı
uyum sağlayabilirdim.

keşke kırmızının çekiciliğine
mantığımı kaptırmasaydım.

çünkü kırmızı hap
acı veriyor.

21 Nisan 2010 Çarşamba

Piyasa değeri

Bişey farkettim.
yeni değil aslında.
seneler önce öğrendiğim gerçekler.
ama yeni kafa yordum sanırım.

İnsanların değer yargıları çok garip.
ilk izlenimde,
kafanın içinde neler olduğuna
bakmıyor insanlar.
beyinini ne kadar kullandığına değil
güzelliğine bakıyor,
üzerindekilere bakıyor.
eğer kılıfın düzgün gibiyse
tamam diyor, bu benim işime yarar.
eğer görüntünde problem varsa
burun kıvırıyor,
yok diyor. bundan bi hoşaf olmaz.

ha birde bu durumun istisnası var
o da popülarite denen ilginç kavram.

fiziksel olarak yetersiz olduğun halde
popüler olmayı başardıysan,
ne kadar çirkin olsanda,
insanların işine yarıyorsun.

işte o zaman kafanın içindekileri
ciddiye alıyorlar.

Sanrı

Hayatta nelere sahip olduğun değil,
kimlere sahip olamadığın önemlidir.
geçte olsa
ben bunu tecrübe ettim.

20 Nisan 2010 Salı

Monroe

Kadınların en nefret ettiğim özelliği,
kendilerini delicesine isteyen erkeklere
arkadaş gözüyle bakabilmeleri.
bunu fark ettiklerinden mi böyle ?
yoksa gerçekten anlamadıkları için mi ?
o konuda hiç bir fikrim yok.

ama tek bildiğim
bütün iplerin kadında olduğu.
kadın isterse ilişki başlar
istemezse,
kadının tenini değil
avcunu yalarsın.

Fark

herhangi bir kadın,
fiziksel olarak beğenmediği bir erkek ile
gayet arkadaşca,
saatlerce vakit geçirebilir.

ama hiçbir erkek
fiziksel olarak beğenmediği bir kadınla
saatlerce vakit geçirmeye tahammül edemez

haa, ortamda bir yatak yoksa tabi.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Karakter Yaratma Ekranı

kendi göz rengini kendin mi seçtin ?
kendi ten rengini ?
nerede doğacağını kendin mi seçtin ?
yada ebeveynlerini ?
hangi yılın hangi gününün hangi saatinde doğacağını
kendin mi seçtin?
kocaman bir obez olmayı
kendin seçmedin değilmi
oysaki incecik bir çıtır olmayı isterdin.
burnun neden kemerli,
neden dişlerin birbirine geçmiş
çenen neden bu kadar uzun ?
sana kalsa kainat güzeli olmayı seçerdin değilmi ?
doktor olmakmı isterdin yoksa uçak mühendisimi ?
milyonlarca beyinsizin kirlettiği
o pis sokakları süpürmek istemezdin değilmi ?

sana bunların hiçbirini sormadılar.
sana sadece,
bunlara sahip olan
kiralık bir beden sundular.
ve sende çok değil,
sadece bir kaç sene sonra
kullanmak istemeyeceğin bu bedeni
istemsizce kabul ettin.
ve şu an o bedeni kullanarak rol yapıyorsun.

peki düşündünmü hiç
eğer rol yapan sensen,
oyunu oynayan kim ?

Kahve

rengini değil, tadını seviyorum.
az şeker ile buruk acılığını pekiştirmeyi.
onun ruhu acı aslında,
karakter yapısında var sertlik.
şeker attığım için kızıyormudur acaba diye düşünüyorum bazen
o koyu katran görüntüsüne saf beyaz katmak
hakaret sayılmaz mı ona?
bir süre saygı duyuyorum,
sonra yine aynı umursamazlık.